İngilizlerin İran’da Petrol Macerası-2

3. Muhammed Musaddık ve İran Petrollerinin Millileştirilmesi

Rıza Şah’ın devrilmesinden sonra İran’da yeni bir dönem başladı. Tahtın yeni sahibi olan Muhammed Rıza Şah (1941–1979) babası dönemindeki baskıcı idareyi biraz yumuşatarak basın üzerindeki sansürü kaldırdı ve siyasal partilerin kurulmasını serbest bıraktı.
Bu durum İran’da Komünistler, Milliyetçiler ve Din Adamları başta olmak üzere çeşitli ideolojik grupların güçlenmesini sağladı. Şah ülke idaresini daha çok Meclis ve hükümetin inisiyatifine bıraktı.
İngiltere, Sovyet Rusya ve Amerika’nın İran’daki askerlerini çekmesinden sonra yapılan 1947 seçimlerinde Meclisi oluşturan üyelerin çoğunluğu yabancılara verilen imtiyazlara karşıydı. Bunun ilk göstergesi Başbakan Ahmet Kavam ile Sovyet Rusya arasında imzalanan petrol imtiyazlarının meclisin çoğunluğu tarafından reddedilmesiyle ortaya çıkmıştı.
Bunun üzerine Kavam istifa etmiştir. Bu arada uluslararası piyasalarda sterlinin değer kaybetmesi İran’ın petrolden aldığı payın azalmasına neden oldu. Bu durum İran’da ülkenin İngilizler tarafından sömürüldüğü düşüncesinin yaygınlaşmasına neden oldu.
1948’de Başbakan İbrahim Hâkimi, İngiliz büyükelçisine 1933 imtiyazlarına yönelik çok fazla eleştiri olduğunu Irak ve Venezüella ile imzalanan petrol antlaşmalarıyla karşılaştırıldığında İran’a düşen payın çok az bulunduğunu bildirdi.
Hâkimi, aslında hükümetin herhangi bir değişiklik talep etmediğini ama baskılara da direnemeyeceğini belirtti. Bunun üzerine şirket İran ile hisse miktarlarının yeninden ele alınması için görüşmelere başlanmasını kabul etti. İki taraf arasında Haziran 1949’da “Ek” bir antlaşma imzalandı. Ancak imzalanan bu antlaşma kamuoyunu yatıştırmaktan başka bir işe yaramadı.
Çünkü yeni antlaşma 1933 Antlaşması’nın neredeyse aynısıydı. Sadece ton başına ödenen 4 şilinlik miktar 6 şiline çıkarılmıştı. Nitekim bu antlaşma Meclis tarafından kabul görmedi.
Eylül 1949’da yapılan Meclis seçimlerinde Milliyetçi Cephe (Cephe-i Milli) daha da güçlendi. Bu arada Ocak 1950’de Amerika ve Suudi Arabistan tarafından imzalanan ve yüzde 50-50 eşit kâr payı esasına dayanan antlaşmanın haberi İran’a ulaştığında İngiltere aleyhine büyük bir etki yarattı.
Anglo-Iranian Oil Company yetkilileri alelacele eşit hisse anlayışına dayalı bir antlaşma için görüşmelere hazır olduklarını Başbakan General Razmara’ya bildirdiler. Bunun üzerinde iki taraf arasında başlayan görüşmelerden herhangi bir netice çıkmadı.
Sonunda Meclis Petrol Komisyonu 25 Kasım 1950’de görüşmelerden çekildiğini ilan etti. Aynı günlerde Razmara’nın Ekonomi Bakanı Meclis’te yaptığı bir konuşmada görüşmelerden çekilmenin büyük bir hata olduğunu belirten ifadeler kullanınca ülkede hükümete karşı tepkiler gecikmedi. Üniversite öğrencileri birçok yerde hükümet ve imtiyazlar aleyhine karşı gösteriler yapmaya başladılar.
Bu tepkilerden de istifade eden Milliyetçi Cephe lideri Dr. Muhammed Musaddık, İran petrollerinin millileştirilmesi için 19 Şubat 1951 tarihinde başkanı olduğu Meclis Petrol Komisyonu’na Hayrizade, Allahyar Salih, Doktor Şaygan ve Hüseyin Meki gibi milletvekillerinin de imzaladığı bir önerge verdi.
Bu arada ülkenin önde gelen din adamlarından ve Fedayan-ı İslâm’ın lideri Ayetullah Kaşanî de Musaddık’ın başlattığı millileştirme hareketine destek verdiğini açıkladı ve açıkça hükümete cephe aldı.
Bu atmosfer içinde Meclis Petrol Komisyonu önerge üzerinde görüşmelere başladı. Bu arada Başbakan Razmara 7 Mart’ta Fedayan-ı İslâm üyelerinin düzenlediği bir suikast sonucu öldürüldü. Bu olay milliyetçi cephenin elini daha da güçlendirdi ve 20 Mart 1951’de İran petrollerini millileştiren karar Meclis’te ivedilikle kabul edildi.
Meclisin bu kararı 2 Mayıs’ta Şah tarafından da onaylandı60. Uzun bir mücadele sonunda istediğini gerçekleştiren ve bundan dolayı siyaseten oldukça güçlenen Musaddık 28 Nisan 1951’de Şah’ın önerisi ve Meclisin kararıyla Başbakan olarak atandı.
Millileştirme kararının Şah tarafından onaylanmasından kısa bir süre sonra kararın uygulanması için ilk adımlar atıldı. Öncelikli olarak şirketin yeni yönetimi oluşturuldu. 15 Mayıs 1951’de oluşturulan yönetim Maliye Bakan’ın başkanlığında 5 senatör ve 5 milletvekilinden oluşmaktaydı.
Seçilen milletvekillilerinin tamamı da Milliyetçi Cephe’ye mensuptu. Akabinde şirketin adı “İran Milli Petrol Şirketi62” olarak değiştirildi. Anglo-Iranian Oil Company adı artık “eski” şirket olarak anılmaya başlandı. Bu arada İngilizler sorunu çözmek için Amerika’nın desteğini sağlamaya çalıştılar.
Bunun için bir heyet Amerika’ya gönderildi. Ancak beklemedikleri bir eleştiri aldılar. Onlara göre İngilizlerin bu Chris Paine ve Erica Schoenberger, “Iranian Nationalism and the Great Powers: 1872-1954”, MERIP Reports, No. 37 (May, 1975): 22. 57 19. Yüzyıl İran tarihinin en önemli isimlerinden olan Muhammed Musaddık (1882-1967) 16 Haziran 1882’de zengin bir ailenin çocuğu olarak Tahran’da dünyaya geldi.
1914’te Neuchâtel Üniversitesi’nde Hukuk Doktorasını tamamladı. 1905-1911 arasında İran Meşrutiyet hareketlerine aktif bir şekilde katıldı. Daha sonra Tahran’da hukuk profesörü olarak çalışmaya başladı. Musaddık sırasıyla Ekonomi Bakan Yardımcısı (1917), Fars Eyaleti Valisi (1920), Ekonomi Bakanı (1921), Azerbaycan Eyaleti Valisi (1922), Dışişleri Bakanı (1923), Milletvekili (1924-28) görevlerinde bulundu. 1
928-1940 yılları arasında siyasetten men edildi ve tutuklanıp cezaevine gönderildi. Siyaset yasağı kalktıktan sonra tekrar milletvekili seçildi. 1949 İngiliz-İran petrol antlaşmasına karşı oluşan milliyetçi cephenin lideri olarak ön plana çıktı;
paylaşım anlayışı adil değildi. İngilizlere kendilerinin yaptığı gibi yüzde 50–50 eşit paylaşım anlayışını benimsemelerini önerdiler.

 

anglo-persian co.

3.1. Operasyon Ajax ve Musaddık’ın Görevden Uzaklaştırılması

 
İran petrollerinin millileştirilmesi kaçınılmaz olarak Musaddık ve İngiliz hükümetini karşı karşıya getirdi. İngiltere, İran petrolleri üzerindeki kontrolünü kaybetmek istemiyordu. Çünkü İran’ın zengin petrol alanları İngiltere ekonomisine büyük katkı sağlıyordu.
Bu nedenle sadece hükümet kanadında değil Avam Kamarası’nda da konu acilen ele alındı.
21 Haziran 1951’de Avam Kamarası’nda konuyla ilgili yapılan bir oturumda söz alan milletvekili Mr. Eden İran’ın petrol üretim kapasitesinin o yıl itibariyle 35 milyon ton olduğu ve bunun 25 milyonu Abadan’daki rafineride üretildiğini belirtmiş, bu oranın artırılabileceğini çünkü İran petrol alanlarının bu kapasiteye sahip olduğunu belirtmiştir.
Gerçekten de öyleydi çünkü o dönemde dünyanın en büyük petrol rafinerisi Abadan’da bulunmaktaydı. Ayrıca İran’ın petrol rezervi dünyada üçüncü sıradaydı ve Anglo-Iranian Oil Company dünyanın en büyük ikinci ham petrol ihracatçısı konumundaydı.
Şirket İngiliz donanmasının akaryakıt ihtiyacının yüzde 85’ini karşılamasının yanı sıra hazineye vergi olarak yıllık ortalama 24 milyon sterlinlik ciddi bir katkı sağlıyordu. Bu dönemde şirketin uluslararası piyasalardaki değeri ise 94 milyon sterlindi.
Bu kadar getirisi olan bir şirketin ve İran’da ki petrol alanlarının kontrolünü kaybetmek istemeyen İngiltere, Musaddık’a karşı üç aşamalı bir yol izlemeye karar verdi. İlk olarak konuyu Uluslararası Adalet Divanı’na götürdü. Aynı zamanda konuyla ilgili hazırladığı yeni bir öneriyi görüşmek üzere Tahran’a bir ekip gönderdi.
Bu öneride millileştirme kararını tanıdıklarını ancak bunun yüzde 50-50 eşit hisse ve Anglo-Iranian Oil Company çatısı altında olması gerektiği ifade ediliyordu. Fakat bu öneri Musaddık tarafından reddedildi. Bunun üzerine ikinci yol olarak İran’ı ekonomik açıdan zor durumda bırakmak amacıyla uluslararası ambargo çağrısı yaptı.
AIOC Avrupalı şirketlere İran petrolünü almamalarını, alanlara karşı yasal mücadele başlatacağını ilan etti. Ayrıca 22 bin İranlı çalışanı işten çıkardı. İngiltere’den İran her türlü ihracat durduruldu.
İngiliz Donanmasına ait gemiler Basra Körfezi’ne gönderildi. Ambargolara karşı İran’ın aldığı karardan vazgeçmemesi üzerine üçüncü yol olarak geriye Musaddık’ın görevden uzaklaştırılması kalıyordu.
Bu arada 9 Haziran 1952’de Lahey’deki Uluslararası Adalet Divan’ında İngiltere ve İran arasındaki petrol davası başladı. Musaddık’ın da katıldığı mahkemede İran’ı Henry Rolin adında Belçikalı bir avukat savunuyordu. Mahkeme 22 Haziran’da ilginç bir şekilde davanın iki ülke arasında değil İran ile özel bir şirket arasında olduğunu belirterek görevsizlik kararı verdi.
Bu karar İran’ın zaferi anlamına gelmekteydi. Bu karar sonrası iki ülke ilişkileri iyice bozuldu ve nihayet Kasım 1952’de Musaddık’ın İngiliz Büyükelçiliğini kapatmasıyla ilişkiler koptu.
Kazanılan zafere rağmen ülke içindeki siyasi durum günden güne bozulmaya başlamıştı. Bunun nedeni Kressin’in doğru tespitiyle “İran siyasetinde amaç gücü ele geçirmek, gücün paylaşılması değildi. Musaddık’ın Savunma Bakanlığı’nı kontrol altına almak istemesi üzerine Şah ile arası bozulmuştu.
Ayrıca petrolün millileştirilmesi sürecinde birlikte hareket eden Musaddık ve Ayetullah Kaşani arasındaki ilişkiler de Kasım 1952’den itibaren kötüleşti. İngiltere ve Amerika İran’daki bu kaotik ortamdan istifade ederek Musaddık’ı devirmeye karar verdiler.
Yakın bir zamana kadar İran’da tarafsız bir tavır sergileyen Amerika Ocak 1953’te başkan seçilen Eisenhower’ın Winston Churchill’in ikna çabaları sonucu İngiltere’nin yanında yer alması üzerine Musaddık’a karşı tutumunu değiştirmiştir.
Amerika’nın tavrını belirleyen diğer etkenler ise İran’daki millileşme hareketinin kendi kontrolü altındaki Endonezya, Venezüella ve Irak’a örnek teşkil etmesini ve komünizm vasıtasıyla İran’ın Sovyet Rusya’nın kontrolü altına girmesini önlemekti.
Mart 1953’te TPAJAX ya da “Operasyon Ajax” denilen bir plan CIA ve İngiltere istihbarat servisi MI6 tarafından uygulamaya konuldu71. Planın amacı Musaddık’ı yasal bir şekilde ve halkın katılımıyla görevden ayrılmaya zorlamaktı.
Bu nedenle İran’da Musaddık’a düşman olan General Fazlullah Zahidî, Ayetullah Kaşâni ve ellerinde askeri bir güç bulunduran Raşidiyan Kardeşleri’in desteğini sağlayıp bu desteklerle ülkenin birçok yerinde büyük çaplı gösteriler başlattılar. Toplanan kalabalıklar CIA ajanları tarafından provoke edilerek ülkedeki asayiş bozulmasını sağladılar.
Üstelik yaşanan bu olumsuz gelişmelerden Musaddık hükümetini sorumlu tutarak halk nezdinde itibarını azaltmaya çalıştılar. Diğer yandan Musaddık taraftarları da meydanlara indi ve karşıt gösteriler yapmaya başladılar. Bu süreçte Sovyet Rusya destekli Komünist Tudeh Partisi’nin taraftarları da Musaddık’a destek verdiler.
Böylece ülkenin her yanında Musaddık aleyhine ve lehine gösteriler yapılmaya başlandı. Musaddık taraftarları bu süreçte daha güçlü ve etkin durumdaydı. Olayların daha da alevlenmesi üzerine Şah, 15 Ağustos’ta Musaddık’ı görevden alan ve yerine General Zahidî’yi başbakan olarak atayan bir kararname imzalayarak önce Bağdat’a oradan da Roma’ya gitti.
Musaddık kendisine bu kararnameyi getiren General Nasırî’yi kararnameyi kendisinin hazırladığını öne sürerek tutuklattı. Şahın ülkeyi terk etmesi akıllarda soru işaretlerinin doğmasına neden oldu. Amerika ve İngiltere de yaptıkları planın başarısız olduğunu düşünmeye başladılar.
Bu arada Şah Bağdat Radyosu’nda bir konuşma yaparak kararnameyi kendisinin imzaladığını söyledi. Ayrıca ertesi gün tüm gazetelerde kararname tam sayfa olarak yayımlandı. Bunun üzerine rüzgâr Musaddık’ın aleyhine döndü. Şahın açıklaması üzerine ordu da Musaddık’a cephe aldı. Kendisine olan desteğin azaldığını gören Musaddık 19 Ağustos 1953’te görevden ayrılmak zorunda kaldı ve ertesi gün tutuklandı.
Böylece Amerika’nın başka bir devlette gerçekleştirdiği ilk hükümet darbe teşebbüsü başarıya ulaştı. CIA’nın bu operasyonun başarıya ulaşması için tüm süreç boyunca harcadığı paranın 20 ile 100 milyon dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir.
anglo-persian co.
 

4. British Petroleum (BP)’un Kurulması

 
Musaddık’ın yerine Başbakan olarak atanan General Zahidi döneminde petrol sorunun çözümü için görüşmeler tekrar başladı. Aralık 1953’te başlayan görüşmeler Kasım 1954’e kadar devam etti. 27 Kasım’da İran petrolleri üzerinde bir uzlaşma sağlandı.
Buna göre İran petrollerinin işletilmesi için Anglo-Iraninan Oil Company’in yerine Iranian Oil Participants Ltd adında uluslararası bir konsorsiyum kuruldu. Kurulan bu yeni şirketin %40 hissesi İngiliz petrol şirketleri, diğer %40’ı ise Amerikan şirketleri, arasında paylaşıldı. Geriye kalan % 20’lik hisse ise bazı Avrupalı şirketlere verildi.
Konsorsiyuma katılan yeni şirketler elde ettikleri %60’lık hisse karşılığında Anglo-Iranian Oil Company’e 1 milyar dolar ödediler. Aynı ay içinde Konsorsiyum ile İran hükümeti arasında da görüşmeler başladı. Bu arada Musaddık döneminde kesilen petrol akışı tekrar başlatıldı. İki taraf arasında yapılan görüşmeler sonunda millileştirme sırasında el konulan tüm petrol alanları, makinalar, binalar vs. İran hükümetine bırakıldı.
Ancak İran’ın güney bölgelerindeki petrol alanlarında petrol çıkarılması, yeni sondaj kuyularının açılması, çıkarılan petrolün işlenmesi ve uluslararası piyasalara satılması İran Milli Petrol Şirketi adına konsorsiyum tarafından yapılacaktı. Bununla birlikte belirlenen petrol alanlarının dışındaki alanlar (ki bu da ülkede ki toplam petrol alanlarının üçte ikisine denk gelmekteydi) İran Milli Petrol Şirketi’nin tasarrufuna bırakıldı.
Tespit edilen petrol alanlarından elde edilecek petrol gelirleri İran hükümet ve Konsorsiyum arasında yüzde 50-50 olarak paylaşılacaktı. Yapılan antlaşma İran açısından 1951 öncesi koşullara göre oldukça kârlı, Mussaddık’ın ideallerine göreyse İran’a kalacak olan diğer yüzde 50’lik kârın da tekrar yabancılara verilmesi anlamına geliyordu.
Ancak Musaddık’ın yerine gelen idarenin Batı’ya olan bağlılığı dikkate alındığında bu sonuç onlar açısından önemli bir kazanç olarak değerlendirilmiştir. Konsorsiyum’un adı 1955’te alınan bir kararla The British Petroleum Company (kısaca BP) olarak değiştirilmiştir. Şirketin Iran’daki faaliyetleri 1979 Devrimi’ne kadar devam etti.
Yeni rejim hiçbir tazminat ödemeksizin şirketi millileştirdi. Bu ana kadar İran’ın petrol gelirlerinden elde ettiği pay dünyada petrole olan ihtiyacın artmasıyla birlikte ülke açısından en önemli gelir kaynağı haline gelmiştir.

 Sonuç

Avrupa’da gerçekleştirilen sanayi inkılâbı, 19. yüzyılın başlarından günümüze Orta ve Uzakdoğu merkezli birçok mücadelenin yaşanmasına neden olmuştur. Bir yandan sanayileşmenin ortaya çıkardığı hammadde ve pazar ihtiyacı, diğer yandan güç dengesinin doğudan batıya kayması bu mücadelelerin savaşlara dönüşmesine neden olmuştur.
Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin petrolün sanayileşme ve diğer alanlardaki önemini ortaya çıkarması, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren İngiltere, Rusya, Hollanda, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi büyük devletlerin petrol bölgeleriyle daha yakından ilgilenmelerine sebep olmuştur.
Bu nedenle dünyanın bilinen petrol rezervlerinin yaklaşık % 80’ine sahip olan Ortadoğu büyük devletler açısından bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Yapılan bu çalışmada 1909 yılında kurulan Anglo-Persian Oil Company ile başlayan İngiltere’nin İran topraklarındaki petrol arama ve çıkarma faaliyetleri üzerinde durulmuştur.
Bu faaliyetler bir nevi sömürgecilik zihniyetiyle 1979 yılına kadar devam etmiştir. 1951 yılında İran petrollerinin millileştirilmesi kararı alınınca konu uluslararası uluslararası bir boyut kazanmış ve Amerika Birleşik Devletleri ile bazı Avrupalı devletler İran petrol gelirlerinden pay almak için İngiltere yanlısı bir tutum sergilemişlerdir.
Bu nedenle 1954–1979 yılları arasında İran petrolleri İngiltere ve Amerika’nın büyük ortaklar olduğu uluslararası bir konsorsiyum tarafından yönetilmiştir. Konsorsiyumun adı 1955’te The British Petroleum olarak değiştirilmiştir. İran petrolleri üzerinde batılı devletlerin bu kadar söz sahibi olması İran toplumunda etkisi günümüze kadar devam eden Amerika-İngiltere-İsrail merkezli bir Batı düşmanlığının doğmasına neden olmuştur.
Türkçe literatürde şimdiye kadar az sayıda özgün çalışmanın yapıldığı bu konuda İngiliz arşiv belgeleri, Farsça ve yayımlanış diğer çalışmalar ışığında ele alınan bu çalışmanın ileride yapılacak olan benzer çalışmalar için bir ön çalışma olması ve batılı devletlerin Ortadoğu’ya yönelik güncel politikalarının daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunması naçizane beklentilerimizdir.
KAYNAKÇA1. ARŞİV BELGELERİ
Public Record Office (PRO) Belgeleri: Cabinet Office (CAB) 129/47, 24/164, 24/33, 129/13, 129/18, Foreign Office (FO) 954/19, From Foreign Office to Tehran, No. 682, 9.40 pm, 11th September 1941. The Parliamentary Archives (İngiltere Meclis Arşivi) Belgeleri House of Common (HC) Deb 21 June 1951, Handsard, Vol 489, cc. 746-833.
2. ARAŞTIRMA ESERLER
ABRAHAMIAN, Ervand. Iran Between Two Revolutions. Princeton New Jersey: Princeton University Press, 1982. ABRAHAMIAN, Ervan. A History of Modern Iran, Cambridge: Cambridge University Press, 2008. BAMBERG, James. British Petroleum and Global Oil 1950-1975: The Challenge of Nationalism, Cambridge: Cambridge University Press, 2000. BECK, Peter J. “The Anglo-Persian Oil Dispute 1932-33”, Journal of Contemporary History 9:4 (Oct., 1974): 123-151. CAREY, Jane Perry Clark. “Iran and Control of Its Oil Resources”, Political Science Quarterly 89:1 (Mar.,1974): 147-174. CHRİS Paine ve Erica Schoenberger. “Iranian Nationalism and the Great Powers: 1872-1954”, MERIP Reports 37 (May, 1975): 3-28. CHURCHILL, Winston. World Crises, USA: Charles Scribner’s Sons, 1923. DJALİLİ, Mohammad-Reza, Thierry Kellner. İran’ın Son İki Yüzyıllık Tarihi (Çev: Reşat Uzmen), İstanbul: Bilge Kültür Sanat, 2011. EARLE, Edward Mead. “The Turkish Petroleum Company–A Study in Oleaginous Diplomacy”, Political Science Quarterly 39: 2 (Jun., 1924): 265-279. EBRGUYİ, Abbas Giyumî. “Sanat-ı Neft-i Der Devre-i İmtiyaz”, Rahbord Şomara 34 (Zemistan 1383): 274-298. ELM, Mostafa. Oil, Power and Principle: Iran’s Oil Nationalization and Its Aftermath. Syracuse Newyork: Syracuse University Press, 1994.
Anglo-Persian Oil Company’den British Petroleum’a (BP): İngiltere’nin İran’daki Petrol Macerası 76
H i s t o r y S t u d i e s
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
ELWELL-SUTTON, L.P. Modern Iran, London: George Routledge & Sons Ltd., 1941. FEREHMEND, Ali. “Na Gofteha-yı İmtiyaz-ı D’Arcy”, Fasılname-i Tarih-i Revabıt-ı Harici, Şomara 29: 161-195. FERRIER, R.W. The History of the British Petroleum Company: The Developing Years 1901-1932, Vol. 1 Cambridge: Cambridge University Press, 1982. FORD, Alan W. The Anglo-Iranian Oil Dispute of 1951-1952: A Study of the Role of Law in the Relations of States, Berkeley CA: University of California Press, 1954. GARTHWAİTE, Gene R. “The Bakhtiyari Khans, the Government of Iran, and the British, 1846-1915”, International Journal of Middle East Studies 3:1 (Jan., 1972): 24-44. GASIOROWSKI, Mark J. “The 1953 Coup D’etat in Iran”, International Journal of Middle East Studies 19:3 (Aug., 1987): 261-286. JONES, G. Gareth. “The British Government and the Oil Companies 1912-1924: The Search for an Oil Policy”, The Historical Journal 20: 3 (Sep., 1977): 647-672. KATOUZIAN, Homa. “Mosaddeq’s Government in Iranian History”, Edited by Mark J. Gasiorowski, Mohammad Mosaddeq and the 1953 Coup Iran (Syracuse, Newyork: Syracuse University Press, 2004): 1-26. KAZAMA, Akiyo. Sefername-i Kazama Çev: Haşim Recebzade. Tahran: Encümen-i Asar ve Mefaher-i Ferhengi, 1945. KEDDIE, Nikki R. “Oil, Economic Policy and Social Conflict in Iran”, Race and Class XXI:1 (1979): 13-29. KINZER, Stephen. All the Shah’s Men, New York: John Wiley and Sons, 2003. KRESSIN, Wolfgang Kurt. Prime Minister Mossadegh And Ayatullah Kashani From Unity to Enmity: As Viewed From The American Embassy in Tehran, June 1950 – August 1953, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, The University of Texas At Austin, 1991. “KRONOLOJİ-Yİ YEKSED VE HİCDE SAL NEFT-İ İRAN”, Berresiha-i Tarihi Şomara: 44/ 45 (Zemayem) (Ferverdin ve Ordubeheşt 1352): 357-359. MALİKİ, Mehdi. “Divan-ı Beynelmilelî Dadgosterî, Sal 1952, 22 June 1952”, Kanun-ı Vükela, Devre-i Evvel, Şomara 28, (Dey 1331): 71-87. TEFREŞÎ, Mecid. “Sabıka-i Neft Der İran”, Ittılaat-ı Siyasî-İktisadî, Şomara-i Evvel (Mehr 1365): 38-42. PIROUZ, Kamrouz. “A Brief Look At Iran And The British Oil Nationalization Dispute And Its Aftermath”, Persian Heritage, 13:50, (Summer 2008): 29-30. PORBAHTİYAR, Gaffar. “Bahtiyariha Neft ve Devlet-i İngilis”, Mutalaat-ı Tarihî, Şomara 22 (Payyiz 1387): 83-97.
77 Gökhan Bolat
H i s t o r y S t u d i e s
A Tribute to Prof. Dr. Halil INALCIK
Volume 5/2 2013
SAGESER, Floyd Eugene. The Anglo-Iranian Oil Crisis, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Kansas: Kansas State College, 1952. SABAHİ, Haushang. British Policy in Persia 1818-1925, London: Frank Cass, 1990. SYKES, Sir Percy. A History of Persia. Vol. II. Third Edition. London: 1930 WRIGHT, Edwin M. “Iran As A Gateway to Russia”, Foreign Affairs 20:2, (Jan.1942): 367-371.
3. İNTERNET KAYNAKLARI
http://www.bp.com/sectiongenericarticle.do?categoryId=9014440&contentId=7027520 BP Resmi Web Sitesi (E.T: 27.02.1023)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla