Araç çubuğuna atla

ÇOCUKLARIMIZA TARİHİ NASIL SEVDİRİRİZ?




Aslında bu konuda onları çok fazla suçlayamayız. Çünkü devlet okullarındaki dersler ve kitaplar resmî anlatımın ve müfredatın dışına çıkamıyor. Dolayısıyla tarih adına anlatılanlar da genellikle kuru bilgi aktarımı seviyesinde kalıyor. Bolca kronolojik bilgi¸ zincirleme olay ve bir sürü antlaşma boca ediliyor çocukların zihinlerine. Son derece yavan¸ ruhsuz¸ sıkıcı ve itici bir resmî anlatım ve moloz bilgi yığınına maruz kalıyorlar. Bu sistem¸ müfredat ve metotla milyonlarca bilgi hamalı¸ ezberci ve papağan genç yetişiyor maalesef. 


Çocuklarımız¸ genelde tarihi¸ özelde de okullardaki tarih derslerini seviyorlar mı? Başka bir deyişle tarihi¸ bilhassa Osmanlı tarihini onlara nasıl sevdireceğiz? Bu konuda neler yapılabilir?
Okullardaki tarih dersleri ve tarih kitaplarının ihtiyacı karşılamadığı ne yazık ki acı bir gerçektir. Çocukların ilgisini yeterince çekmiyor¸ merakını kamçılamıyor ve heyecanlandırmıyor. Kalplerini ve kafalarını doyurmada beklentileri karşılamadığı için denetice itibariyle çocuklara ruh verme¸ kimlik aşılama ve istenilen davranışları kazandırmada kifayetsiz kalıyor.
Maalesef çocukların çoğunluğu tarihe ve tarih derslerine ilgisiz ve duyarsız durumdalar. Tarihin ve tarih şuurunun önemini kavramaktan uzak bulunuyorlar. Hayatını¸ kişiliğini¸ kimliğini şekillendirmede¸ görev ve sorumluluklarının farkına varmada tarihi layık olduğu yere koyamıyorlar.

Tarih Dersleri Seviliyor mu?
Aslında bu konuda onları çok fazla suçlayamayız. Çünkü devlet okullarındaki dersler ve kitaplar resmî anlatımın ve müfredatın dışına çıkamıyor. Dolayısıyla tarih adına anlatılanlar da genellikle kuru bilgi aktarımı seviyesinde kalıyor. Bolca kronolojik bilgi¸ zincirleme olay ve bir sürü antlaşma boca ediliyor çocukların zihinlerine. Son derece yavan¸ ruhsuz¸ sıkıcı ve itici bir resmî anlatım ve moloz bilgi yığınına maruz kalıyorlar. Bu sistem¸ müfredat ve metotla milyonlarca bilgi hamalı¸ ezberci ve papağan genç yetişiyor maalesef. Çocuklar¸ tarihte yaşanmış hadiselerden¸ hayatını¸ bugününü ve yarınını inşa edecek dersler çıkaramıyor¸ kazanımlar elde edemiyorlar.

Hal böyle olunca¸ tarih de tarih dersi de ne yazık ki okul sıralarında sevimsiz bir anı olarak kalıyor. Tarihe ilgisiz¸ hatta ne acı ki düşman kesilen yığınlarca diplomalı çocuk mezun oluyor okullardan. Böylesi vahim bir tablo karşısında¸ sık sık çevremizden işittiğimiz¸ çekinilmeden söylenen “tarihi sevmiyorum¸ hatta nefret ediyorum” diyen gençlere ve insanlara rastlamak bizi şaşırtmıyor.

Malum tarih müfredatı ve anlatımı¸ tarihi ve Osmanlı’yı hak ettiği ölçüde sevdirmiyor. Fatih’i¸ Yavuz’u¸ Kanuni’yi¸ Akşemseddin’i¸ Mimar Sinan¸ diğer tarih ve din büyüklerini gerçek manada sevdirmiyor; model şahsiyet olarak örnek aldırmıyor. Böyle olunca da mevcut tarih anlayışı ve programından yeni Fatihler¸ Yavuzlar¸ Kanuniler¸ Akşemseddinler¸ Sinanlar çıkmıyor.

Son yıllarda basılan tarih içerikli kitaplara baktığımızda¸ sayılarında hissedilir oranda bir artış olmakla beraber ne yazık ki birbirini tekrar eden¸ daha çok büyüklere göre yazılmış eserler olduğunu görüyoruz. Çocukları¸ gençleri ve her kademeden öğrencileri merkezine alan¸ her şeyiyle onlara hitap eden ve içlerindeki millî¸ manevî ve tarihî his¸ şuur ve melekeleri canlandırıp açığa çıkaracak nitelikte eserlerin sayısı halen arzu edilen ideal seviyede değildir.

Neler Yapılmalı?

*Çocukların ve gençlerin seviyesine uygun bu tür kitapların yazımı ve basımı hususunda yayınevlerimiz daha fazla gayret göstermeli.

*Yayımlanan roman¸ hikâye ve tematik nitelikteki eserler¸ çocuklar¸ gençler ve öğrencilerin ilgi¸ merak ve dikkatini çekmeli. Seviyesine uygun olmalı¸ duygu dünyasına hitap etmeli. Dili¸ üslubu ve kurgusu ile sürükleyici olmalı ve kendisini sıkmadan¸ bıktırmadan okutmalı.

*Kitapta yazanları¸ kendisi¸ kişiliği¸ hayatı ve ülkesinin bugünü ve yarını ile bütünleştirmeli; kısacası çocuklar ve gençler bu eserlerde kendilerini bulmalı ve tanımalı.
*Tarihte yaşananlar¸ orada sergilenen olağanüstü başarılar¸ kahramanlıklar ve fedakârlıklar onların zihin ve hayal âleminde¸ hayalî¸ sanal ya da tarihte kalmış masalımsı gerçekler olarak kalmamalı¸ onların his ve fikir dünyasını şekillendirip zenginleştirmeli.

*Kimlik ve kişiliğini dokumalı. Kahramanların ve model şahsiyetlerin haslet ve meziyetlerini şiar ve emsal edindirmeli.
*Hayatına¸ geleceğine¸ dünyadaki hedef ve vazifesine ya da ödevlerine istikamet veren bir keyfiyette olmalı.

*Çocuklar için hazırlanan eserler¸ bizi biz yapan tarihî¸ manevî ve kültürel değerleri iyi tanıtmalı ve benimsetmeli. Onları¸ kendine güvenen¸ kim olduğunu¸ nereden gelip nereye gittiğini bilen bilinçli¸ inançlı¸ yüksek gaye sahibi¸ kültürlü¸ gelişime açık¸ büyük düşünen¸ büyük fikir ve projeler üreten çocuklar ve gençler haline getirmeli. Sonra da kendi kendilerine şu soruyu sordurmalı: Devletimizi dünya üzerinde yeniden etkili bir güç haline getirebilir miyiz? Biz de Fatih¸ Yavuz¸ Kanuni olabilir¸ hatta onları geçebilir miyiz? Dünya çapında büyük başarılara tekrar imza atabilir miyiz?

*Çocukları bekleyen öncelikli görev¸ Osmanlı atalarımızı tanımak¸ okumak¸ öğrenmek ve örnek almak. Hayatları¸ hafızaları ve kalplerinde onlara daima özel bir yer ayırmak. “Kıtalara Sığmayan Osmanlı” setimiz gibi eserleri tüm benlikleriyle¸ sindire sindire okudukları ve benimsedikleri takdirde onlara uzun hayat yolculuklarında ve zorlu görevlerinde rehberlik edeceğini ümit ediyorum. 

*Çocuklar ve gençlerin sık sık tarihin yaşandığı ve yazıldığı mekânları¸ şehitlikler ve türbeleri ziyaret etmeleri sağlanmalı. Buralar¸ çocuklarımızın daha köklü ve kalıcı hisler¸ etkiler¸ izlenim ve anılarla ayrılmalarına katkıda bulunacak şekilde düzenlenmeli. Çevre düzenlemesi ve mimari bakımdan daha canlı¸ estetik ve gösterişli hale getirilmeli. Mesela İstanbul’da inşa edilen ve İstanbul’un Fethi’ni konu alan Panorama 1453 Tarih Müzesi’nin bir benzeri mutlaka Çanakkale¸ Sarıkamış ve İstiklal Savaşı için de hazırlanmalı.

*Çocuklara yönelik tarihî film¸ çizgi film¸ belgesel ve televizyon dizilerinin sayısı artırılmalı. Onların ruh¸ hayal ve zihin dünyasında büyük tesir ve kalıcı izler bırakan “120” benzeri filmler yapılmalı. Gençlerin¸ çocukların ve öğrencilerin Çanakkale ve İstiklal Savaşlarındaki kahramanlık öyküleri de sinemaya aktarılmalı. TRT’de yayınlanan Kınalı Kuzular¸ Dur Yolcu gibi dizilerin benzerleri devam etmeli¸ sayıları artmalı. Diğer özel kanallar da bu tür projelere katkıda bulunmalı. 

Tavsiye: ‘Kıtalara Sığmayan Osmanlı’
Bu anlamda 10 yaş üzeri çocuklar (özellikle ilköğretim çağındakiler) için hazırladığımız¸ tamamı 700 sayfayı bulan¸ müfredata ve ölçme değerlendirme esaslarına uygun¸ orijinal bir formata¸ içerik ve tasarıma sahip olan¸ Nesil Çocuk Yayınlarından çıkan altı kitaplık “Kıtalara Sığmayan Osmanlı” isimli setimizi tavsiye ediyoruz.

Setimizde¸ çocukları¸ görsel bir Osmanlı şöleni eşliğinde merak ve heyecan uyandırıcı¸ zevkli ve eğlenceli bir tarih yolculuğuna çıkardık. 623 yıl dünyaya barış¸ medeniyet ve insanlıkla hükmeden Osmanlı’yı ve bunun mimarları olan padişahların hayat hikâyelerini çocukların dünyasına taşıdık.

Padişahların çocukluklarını¸ oyun ve eğlencelerini¸ nasıl bir eğitim aldıklarını¸ dünyayı yönetecek bir hükümdar olmaya nasıl hazırlandıklarını ve hayatlarının acı-tatlı anlarını akıcı¸ anlaşılır bir dil ve hikâye üslubuyla anlattık. Onların çarpıcı özelliklerini¸ örnek kişiliklerini¸ başkalarının hayal bile edemediği¸ çağ açıp kapayan parlak başarılara ve zaferlere nasıl imza attıklarını görsel tasarımlar¸ çizim ve etkinliklerle destekleyerek çarpıcı bir biçimde ortaya koyduk. Osmanlı’yı ve padişahlarımızı sevdirerek kişisel gelişimlerine katkıda bulunmaya çalıştık.

ÇOCUKLARIMIZA TARİHİ NASIL SEVDİRİRİZ?” için bir yorum

  • Mayıs 6, 2020 tarihinde, saat 9:42 pm
    Permalink

    Your style is so unique compared to many other people. Thank you for publishing when you have the opportunity,Guess I will just make this bookmarked.2

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir